Messi, GOAT Tartışmasını Bitirdi mi? Yıldız Teknik Direktörler Neden Geride Kaldı?
16 Temmuz 2026
Arjantin'in İngiltere'yi eleyerek art arda ikinci Dünya Kupası finaline yükselmesinin ardından Messi'nin tarihteki yeri yeniden tartışılıyor. Ayrıca büyük isimli teknik direktörlerin neden bu turnuvada geride kaldığına dair çarpıcı bir tablo ortaya çıktı.

Messi, Tüm Zamanların En İyisi Tartışmasını Bitirdi mi?
Arjantin, Atlanta'da İngiltere'yi 2-1 mağlup ederek art arda ikinci kez Dünya Kupası finaline yükseldi. Messi'nin ilham verdiği bu geri dönüş, Thomas Tuchel'in İngiltere 1-0 öne geçtikten sonraki taktik tercihinin işe yaramamasıyla taçlandı.
Yazar Nick Miller, Messi'nin bu performansının "tüm zamanların en iyisi" tartışmasına yeni bir kanıt sunduğunu savunuyor. Yazıya göre Messi'yi durdurmaya çalışabilirsiniz, bazen bir maçta gol atamayabilir — ama çoğu zaman bir yolunu bulup rakibi alt ediyor. İngiltere'nin, gol sonrası ceza sahası dışında ona bolca alan bırakan taktiği eleştirilebilir olsa da, sonuçta Messi'ye yenilmiş olmalarının başka bir açıklaması yok.
Turnuvanın ilk günlerinde büyük yıldızların öne çıkacağına dair çok konuşulmuştu ve gerçekten de Kylian Mbappé, Erling Haaland, Vinicius Junior, Harry Kane, Jude Bellingham ve Michael Olise gibi isimler beklentileri karşılayarak gol attı. Cristiano Ronaldo da kısmen bu kategoriye giriyor — takımına yük olduğu açık olsa da beş maçta üç gol kaydetti.
Ancak yazıya göre sonunda ayakta kalan tek isim Messi oldu. Diğer yıldızlardan hiçbiri, takımının elendiği maçlarda belirleyici bir katkı sağlayamadı. Messi ise İngiltere karşısında gol atmasa da her iki golde de asist yaparak (biri sıradan bir pas, diğeri ise güzel bir ortayla) farkı yine kendisi yarattı. Finale bir kez daha yükselirken, diğer tüm yıldızlar evlerine dönüyor.
Yıldız Teknik Direktörler Neden Geride Kaldı?
Yazının ikinci ana teması, finalde karşı karşıya gelecek iki teknik direktörün profiline odaklanıyor. Lionel Scaloni, 2018'de göreve getirildiğinde Messi'ye Dünya Kupası kazandıracak isim olarak kimse tarafından düşünülmüyordu. O yılki turnuva sonrası Jorge Sampaoli'nin görevden alınmasının ardından, Arjantin federasyonu büyük bir isme bütçe ayıramadığı için Sampaoli'nin yardımcılarından biri olan Scaloni geçici olarak göreve getirilmişti. Diego Maradona bile o dönem bu atamaya sert tepki göstererek Scaloni'nin "trafik bile yönetemeyeceğini" söylemişti.
Ancak Pazar günü İspanya'yı yenmesi durumunda Scaloni, üst üste dört büyük turnuva kazanmış olacak — iki Copa America ve iki Dünya Kupası. Bu, 1930'larda İtalya ile Vittorio Pozzo'dan bu yana bir teknik direktörün Dünya Kupası'nı üst üste savunmasının ilk örneği olacak.
Diğer kulvarda ise İspanya'nın Luis de la Fuente'si var. De la Fuente, kariyerine önce U19, sonra U21 ve U23 milli takımlarında görev alarak yükseldi, 2022'de ise A Milli Takım'ın başına geçti.
Yazıya göre her iki teknik direktör de büyük bir üne sahip olmamalarına rağmen işleyen takımlar kurmayı başardı: Scaloni, Messi'nin dehasından en iyi şekilde faydalanacak bir çerçeve oluşturarak; De la Fuente ise İspanya'nın geleneksel top hakimiyeti oyununu yeni nesle uyarlayarak. Yazar, bu isimlerin ünlerinin olmayışının aslında başarılarına yardımcı olduğunu, egolarının daha az olmasının onları kendi önceden oluşturdukları fikirleri dayatmak yerine takımın ihtiyaçlarına daha fazla odaklanmaya ittiğini öne sürüyor.
Buna karşın, büyük isimli ve pahalı teknik direktörlerle yola çıkan ülkeler için bu turnuva farklı sonuçlandı: Tuchel'in yetersiz kalması İngiltere'ye yarı finali kaybettirdi, Mauricio Pochettino ABD'yi yetenek seviyesinin işaret ettiği noktanın ötesine taşıyamadı, Carlo Ancelotti ise Brezilya ile son 16 turunda elendi. Yazar, en azından milli takımlar düzeyinde büyük isimlerin ve derin ceplerin başarıyı garanti etmediğinin altını çiziyor.
Üçüncülük Maçı: Futbolun En Hüzünlü Karşılaşması mı?
Yazının son bölümü, Fransa ile İngiltere arasında Cumartesi günü Miami'de oynanacak üçüncülük maçına ("Bronz Final") değiniyor. Her iki takım da moral bozucu yarı final yenilgilerinin ardından bu maça çıkacak ve yazar, coşkunun düşük olmasının beklendiğini belirtiyor.
Yine de maçın tamamen anlamsız olmadığı vurgulanıyor — üçüncülük dördüncülükten iyidir ve bu hâlâ gerçek bir Dünya Kupası maçı. Ayrıca Kylian Mbappé için bu, Altın Ayakkabı fırsatı anlamına geliyor. Mbappé şu an 8 golle Messi ile eşit durumda ve İspanya'nın sağlam savunmasına karşı oynayacak Messi'nin aksine, yarı ilgili bir İngiltere karşısında sayısını artırması daha kolay olabilir. Geçmişte de benzer örnekler yaşanmıştı: Hırvatistan'dan Davor Suker 1998'de, İtalya'dan Salvatore Schillaci 1990'da ve Almanya'dan Thomas Müller 2010'da gol krallığını üçüncülük maçında kesinleştirmişti.
Sonuç
Messi'nin İngiltere karşısındaki performansı, tarihin en iyisi tartışmasına yeni bir argüman daha ekledi — gol atmadan bile iki asistle farkı yaratması, yazara göre "büyüklüğün" ta kendisi. Bu arada finalde karşı karşıya gelecek iki teknik direktörün profili, büyük isimlerin ve büyük bütçelerin milli takım futbolunda başarıyı garanti etmediğine dair çarpıcı bir örnek oluşturuyor.
Kaynak: Bu makale Nick Miller imzasıyla The Athletic'te yayınlanan yazıya dayanarak hazırlanmıştır.